

Turistlerin yoğun olarak geldiği dönemlerde özellikle Balat, Gümüşsuyu, Tepebaşı, Taksim, gibi bölgelerdeki rezidanslar, otel hizmeti vermeye başladı.
İstanbula gelen turist sayısı 8 milyonu bulunca rezidans amacıyla yapılan projeler de otele dönüştürülmeye başlandı. Hem altyapılarından dolayı otel hizmeti sunmaları hem de otellere yakın bölgelerde yer almaları, bu yapıların otel konseptine dönüşmesinde etkili oluyor. Rezidans yatırımı yapan firmalar için de kârlı bir alan olarak görülen bu konsept, Amerikada ve Avrupada sıkça uygulanıyor.
Sistemin Türkiyede şehrin merkezi bölgeleri olan Balat, Gümüşsuyu, Tepebaşı, Unkapanı, Taksim, Beşiktaş ve Bomonti bölgelerinde uygulanmaya başladığı belirtildi. Turyap 3T markasıyla Gümüşsuyu, Beşiktaş, Unkapanı ve Taksimde eski binaları alıp rezidans olarak işletirken, The House Apart ve Galata markası da bu konseptle hizmet verenler arasında yer alıyor. The Marmara oteli de Çamlıca ve Suadiyede bulunan rezidanslarıyla bu hizmeti veriyor.
Avi Alkaş: Rezidansları otele dönüştürme akımı yaygınlaşacak
Jones Lang La Salle Türkiye Başkanı Avi Alkaş, Türkiyenin özellikle İstanbulun marka şehir olma kapsamında İstanbulun daha fazla otele ihtiyacı olacağını belirterek, "Nasıl ki Avrupada fuar gibi büyük etkinlik zamanında evler bile pansiyona dönüştürülebiliyorsa rezidansların da daha yoğun turistik dönemlerde otel işletmesi olarak hizmet vermesi gerekmekte ki İstanbul 10 milyon turist cezbetsin" dedi.
Şu anda Bomonti bölgesini bu konuda ilginç bulunduğunu kaydeden Alkaş, Taksim bölgesinde rezidansların yapımına başlandığını söyledi. İngilizce oturulan yer anlamına gelen rezidansın Türkçede servisli apartman mantığında değerlendirildiğini aktaran Alkaş şöyle konuştu: "Rezidanslar çift kullanımlı olabilir. Özellikle yeni yapılan çoklu karma binalarda bundan dolayı çok daha fazla rezidans göreceğiz. Alçak yapıların yüksek projelere dönüştüğü yapılarda bunu göreceğiz. Zorlu projesinde normal daireler olduğu gibi otelin yanında 1+1 şeklinde servisli apartmanlar var."
Finans merkezi olması da etkiliyor
İstanbulun bir finans kenti ve bölgesel bir merkez olma konumunu pekiştirmesinin de bu yeni akımda etkili olduğunu kaydeden Avi Alkaş, "Dolayısıyla daha çok geliş olduğunda işadamı her seferinde bir otel odasında kalmak yerine kendi yerinde kalmayı yeğleyebiliyor. Bundan dolayı Beyoğlu bölgesinde ve havalimanı bağlantılı bölgelerde bu daha fazla karşımıza çıkacaktır" yorumunu yaptı.
ULI: Otel rezidans sistemi satmaktan daha karlı
Türkiye turizminin büyümesine paralel olarak İstanbulun turizmden aldığı payın arttığını kaydeden Urban Land Institute (ULI) Türkiye Başkanı Haluk Sur, bu yıl Türkiyeye gelen turist sayısının 35 milyona, İstanbula gelen turist sayısı ise 10 milyona doğru tırmandığını söyleyerek, "Türkiyedeki ekonomik gelişmeye bağlı olarak Türk turizminin gelişecek. 2006-2015 sürecinde İstanbul 70i 5 yıldız ve üzerinde olmak kaydı ile 350 otel ve 50-60 bin yeni yatak kapasitesine ihtiyaç duyuyor. Şimdi yolun ortasındayız" dedi.
İstanbulun giderek dünya içinde bölgesel bir yer olmaktan çıkıp giderek küresel kent kimliği kazandığını kaydeden Sur, şu değerlendirmeyi yaptı: "Batıdan, Ortadoğudan, Kuzey Afrikadan körfez ülkelerinden büyük talep var. Bu ilgide rezidans yatırımcılarını belki satma fikrinden uzaklaştırıp, otel işletmelerine kiraya verip kira gelirlerinde sürekli gelir elde etme ve buna bağlı olarak gelişen gayrimenkul piyasasında yeni gayrimenkul değerleri ile artı kar elde eme fikrine yöneltebilir."
İstanbulda otel-rezidans sistemi tuttu
Otel rezidans konseptini değerlendiren Tekfen Emlak Geliştirme Genel Müdürü Ömer Egesel de, "Bazı rezidansların otele dönüştürüldüğünü, bazılarının da otel rezidans şeklinde çalıştırıldığını görüyoruz" dedi. İstanbulda bu sistemin tuttuğunu aktaran Egesel, İstanbulda özellikle Taksim ve Bomonti civarında bu tarz projeler olduğunu belirtti.
İş adamları tercih ediyor
Turyap, 3T markasıyla Gümüşsuyu, Beşiktaş, Unkapanı ve Taksimde rezidans işletiyor. Bu rezidanslarda toplam 67 ünite bulunduğunu belirten 3T Residence & Offices Genel Müdürü Çemrek, özellikle Türkiyede iş yapan kurumsal firmalara kiralama yaptıklarını belirterek,"Çünkü İstanbulda bir yılın altında ev kiralaması çok düşük. 1 yıllık kontrat yapmak zorunda. Ve eşyalı ev bulamıyorlar. Bu nedenle rezidanslara yöneliyorlar. Ayrıca rezidans sisteminde komisyon vermek, eşya almak zorunda kalmıyorsunuz. Elektrik ve su faturasıyla ilgilenmiyorsunuz. Bizim elimizde 30-40-50 metrekarelik rezidanslar var" dedi.
Ağırlıkla Avrupalı iş adamları ile Araplara kiralama yaptıklarını aktaran Çemrek, "Araplar daha çok aileleri gelip kalıyorlar.Unkapanında bulunan 6 ünitelik rezidansımızın hepsini birden kapatıyorlar. Fiyatlar otele göre daha avantajlı. Aylık olarak kiraya verdiğinizde ortalama günlük kirası 50 euroya geliyor" dedi.
Beyoğlunda çok sayıda rezidans ortaya çıktı
Türkiyede özellikle Beyoğlunda Tepebaşı, Tarlabaşı, Karaköy ve Balatta bu sistemin giderek yaygınlaştığını aktaran Çemrek, "İnsanlar artık buralarda komple bina alarak bu konsepte dönüştürüyorlar. The House Apart ve Galata markası da bu bölgelerde ki apartmanları alarak rezidans sistemiyle kiralıyor" dedi. Bölgede Bankalar Caddesinde özellikle çok sayıda eski binanın bu şekilde kullanılmaz üzere satın alındığını aktaran Çemrek, "The Marmara otelinin bu sistemle Anadolu yakasında rezidans işletiyor" diye konuştu.

Şarkı Sözleri